13 Ocak 2008

Susan Sontag

Başkalarının Acısına Bakmak'tan

40

Bir görüntüye irkilmeden bakabilmenin yatıştırıcı bir tarafı vardır. Ama irkilmenin de ayrı bir hazzı vardır.


81

Güzelleştirmek, kameranın klasik işlemlerinden birisidir ve yansıtılan görüntüye moral verici bir hava katar. Çirkinleştirmek, bir şeyi en kötü haliyle göstermekise daha modern bir işlevdir: Bu, didaktik özelliğiyle daha etkin bir teğki vermeye çağırır bizi. Fotografların suçlayıcı, muhtemelen de davranışları değiştirici bir içerik kazanması için, mutlaka şok edici bir taraflarının olması gerekir.


84

Ve fotograflar, başka fotografların yansımasıdır.


102

Sempatimiz, acizliğimizin yanı sıra masumiyetimizin de ilanıdır.


115

Ve gereğinden fazla hatırlamak insana acı verir. Barış yapmak, unutmaktır. Uzlaşmak için hafızanın kusurlu ve sınırlı oması gerekir.


118

Bir adım geri çekilip düşünmekte yanlış olan hiçbir şey yoktur. Zaten birçok bilge kişi şöyle dememiş midir; “hiç kimse aynı anda hem düşünüp hem de birine vuramaz.”


142

Farklı Amerikan dinsel kümelerin temsil ettiklerini savundukları tarihsel inançlar nasıl bir içerikte olursa olsun, hepsi de benzer şeyler vazetmektedirler: Kişisel davranışların ıslah edilmesi, başarının değeri, camaat içinde işbirliği, başkalarının tercihlerine hoşgörüyle yaklaşma. ( Bunların hepsi de tüketim kapitalizminin devamlılığını ve düzgün biçimde işlemesini sağlayan erdemlerdir.) Dindar olmak fiili bir durum olarak saygınlık getirmekte, bir düzen oturtmakta ve ABD’nin dünyaya liderlik etme misyonuna erdemli anlamlar yüklemeye yaramaktadır.


145

Edebiyatın görevlerinden birisi, sorular formüle etmek ve hükmünü sürdüren sofuluklara karşı-açıklamalar ortaya atmaktır. Sanat, muhalif olmadığı zamanlarda bile , aykırı olmaya doğru çekilir. Edebiyat diyalogtur; bir şeye tepki vermek karşılık vermektir. Edebiyat, kültürler evrim geçirip birbirleriyle etkileşim içine girdikçe, insanın canlı olan şeylerle ölmeye yüz tutan şeylere verdiği karşılıkların, tepkilerin bir tarihi olarak tarif edilebilir.


151

Edebiyat özgürlüktür. Özellikle de birer değer olarak okumanın ve içedönüklüğün ayaklar altına alındığı bir çağda edebiyat, özgürlüğün ta kendisidir.




Fotograf Üzerine'den:

41

Sonuçta bir deneyime sahip olmak bir fotograf çekmekle aynı şey haline gelirken, toplu bir olaya katılmak da giderek onun fotograflanmış biçimine bakmakla eşitlenir. Ondokuzuncu yüzyılın en mantıklı aesthete’i olan Mallarme, dünyadaki her şeyin bir kitapta son bulmak için var olduğunu söylemişti. Bugünse her şey bir fotografta son bulmak için var oluyor.


60

‘Çinliler’in bir teorisine göre hayranlığa sıkılma içinden geçersiniz.’ demişti Arbus.


179

Bir fotograf romansın başlangıç noktası olabilir, ancak erotik ilişkinin yalnızca fotografla yaratılmadığı, aynı zamanda onunla sınırlı olduğunun düşünülmesi daha yaygındır.


184

Tıpkı doğru ya da yanlış ucu olmayan bir dürbün gibi, fotograf makinesi...- bir yandan yabancılaşmayı onaylarken, diğer yandan katılmamıza izin verir.


193

Bizim için bireysel göz olan fotografçıyla nesnel bir saptayıcı olan fotografçı arasındaki fark temeldir. Bu farkın çoğunlukla ve yanlış olarak, sanat olan fotografı belge olan fotograftan ayırdığuı düşünülür. Oysa bunların her ikisi de fotografın anlamının mantıksal uzantılarıdır: potansiyel olarak, dünyadaki her şey hakkında, tüm olası açılardan not almak.