Bahadır İçel
19
Adadaki karakterlerimize bakacak olursak adadaki 'Diğerleri' tarafından saygı ve korku duyulan kişinin yani baba figürünün Jacob olduğunu biliyoruz. Benjamin ve John, Jacob'un huzuruna çıktıktan sonra Benjamin, John'u vurtup cesetlerle dolu bir çukura atıyor. Hepimizin bildiği gibi dini bir hikayeye bu noktada dikkat çekmek istiyorum Yakup Peygamber'in oğullarından biri de Yusuf Peygamber'dir. Yakup'un yaşlılığında doğan Yusuf'u çok sevdiği biliniyor. Yusuf'un hikayesine ise hepimiz aşinayız; kardeşleri tarafından kıskanıldığı içiğn kuyuya atılan talihsiz oğul. Bünyamin ise onu kuyuya atan kardeşlerden en küçüğü, Yusuf'un sevdiği, suçlayamadığı kardeş.
30
Kore harbinde Çinliler'in eline esir düşen Amerikalı askerler beyinlerinin yıkanmaları sonucu; 'Biz gerçekleri şimdi gördük. Emperyalistlere uşaklık ediyormuşuz. Komünizmin hedefi, dünya barışını sağlamaktır.' demişlerdir. Çinliler beyin yıkama işini Kore Savaşı'nda esir düşen Türk askerlerine uygulayamamışlardır. Psikologlar buna sebep olarak, Türk askerindeki iman gücünü, sarsılmaz disiplin anlayışını ve birbirlerine olan bağlılığı göstermişlerdir.
53
Örneğin filozof Locke, doğal yaşam döneminden, kimsenin kimse üzerinde baskı kurmadığı, insanların eşit ve özgür bir biçimde yaşadıkları bir dönem olarak bahsetmektedir. Locke'a göre bu dönemdeki tek sorun ya da eksiklik herkesin doğal cezalandırma yetkisini kendisinin kullnamasıydı. İnsanlar bu eksikliği gidermek için sözleşme yapmış ve "devlet'i" kurmuşlardır. Lock'un aksine Rousseau, doğal yaşama dönemini tam bir huzur ortamı olarak görmemektedir. Bahsi geçen doğal hukuk doktrini Amerikan Bildirileri, 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi başta olmak üzere pek çok yazılı belgenin de düşünsel temelini içermektedir.
77
En eski tartışmalardan birini daha modern ve yenilenmiş bir platformda çekinmeden bize sunma cesareti gösteriyor Lost. Adadan kurtulmaya çalışan mantıklı ve bilimsel dopktorun karşısında adada mucizeler yaşayan ve adada kalmaları gerektiğine inanan tecrübeli, kurnaz ve yılmak nedir bilmeyen bir imanlı çıkarıyor. Bu iki karakteri çözülmeyen bir gizemin ortasına atarak eşi bulunmaz bir seyirlik ortaya koyuyor.
Tüm bu ekmek kırıntıları bizi başladığımız noktadaki soru içinm cılız bir yanıta götürüyor ancak, dizi yapımcıları birazcık imandan, kaderden yana duruyorlar gibi, bilim ise yan rollerde senaryoya destek oluyormuş hissi veriyor. Yapımcılarımız, bu mucizeler dünyasında bilimi bir yan rol olarak kullanıyorlar anlayacağınız. Zaten modern bilim de günümüzde 19. ve 20. yüzyıolın o güçlü kuşkucu bakış açısını dışlamış görünüyor. Özellikle kuantum teorisi ve evrenin enerji akışındaki düzenlilik bilim adamlarını bile mucizevi bir kurucunun gücünü aramaya itiyor. Asıl ikilem inanca karşı bilimden, dogmaya karşı gerçeğe doğru kayıyor. Eleştirilen, dışlanan dinsel kısım; dini törenler, anlamlandırılamayan inanç yöntemleri olarak kalırken, Tanrı yeni suretlere bürünmeye başlıyor. Bu ikilemi de adamızda Benjamin karakteri çok güzel bir ifade ile ve üzerine uzun zaman düşünülmesi gereken bir şekilde ifade ediyor;
"Tanrı bile adayı dünyanın geri kalanının gördüğünden daha fazla göremiyor!"
86
-Çocuklar köpekler gibidir, yeterince zorlarsan bunu hak etmek için bir şeyler yaptıklarını düşünmeye başlayacaklardır. *Sawyer
107
Diziye bir başka temel oluşturan roman da tartışmasız Jules Verne'in "Gizemli Ada"sı. Hapishaneden balonla kaçan bir grup mahkum, kaza eseri düştüğü gizemli bir adada Nautilus'un kaptanı Nemo'nun kendilerini gözlediğini ve ilginç deneylerinin bir parçası haline getirdiklerini fark ederler. Kitaptaki olaylar sırasıyla kazazedelerin adanın gizemli olaylarıyla karşılaşmaları, daha sonra bunların arkasında birilerinin, bir teknolojinin olabileceğini keşfetmeleri ve adadaki tehlikeli korsanlar ile mücadele etmeleri şeklinde gelişir.