13 Ocak 2008

Ernst Fischer

-Duygular düşüncelerimizi keskinleştirirken, düşüncelerimiz de duygularımızı arıtır.

-Tapınma törenleri dram sanatında ölümsüsüzleşmiştir.

-Önce yenilenmesi gereken biçim değil, her zaman özdür;biçimi öz doğurur, özü biçim değil...
Biçim özden daha çok önem kazandığı zaman, özün eskimiş olduğu anlaşılır.

-Gotik katedrallerin sonsuzluğa yönelen kuleleri de, bir yandan gökleri tırmalayan bir başkaldırışı,
bir yandan da coşkun bir bağışlanma dileğini dile getirmek gibi iki karşıt anlam taşıyordu.

-Dünya ne anlamlıdır, ne de saçmadır, diyor Robbe-Grillet, dünya yalnızca oradadır.

-Belki de güldürü insanın özgürlüğüne kavuşmasını dile getirmeye en elverişli tür olacaktır.

-Nasıl her dil her bireyde toplumsal evrimin yüzyıllardır süren birikimini yansıtır,
bilim her bireyi insanlığın elde ettiği bilgiyle donatırsa, sanatın sürekli görevi de
bireyin kendi dışındaki her şeyin bütünlüğünü, bütün insanlığın yaşantısını
ona kendi yaşantısıymış gibi yaşatmaktır. Sanat bunu yaparak
gerçekliğin değiştirilebileceğini, denetlenebileceğini, bir oyuna dönüştürülebileceğini
göstermiş olur.