23 Şubat 2009

Bertold Brecht

Epik Tiyatro’dan

35
Bir sanat yapıtında bilgi adına ne bulunuyorsa, hepsinin sanat potasında düpedüz eritilmesi gerekir. Sanat yapıtında değerlendirilen -bu bilgilerin vereceği haz, sanatsal hazdan ayrı nitelik taşımayacaktır. Söz konusu bilgiler bilim zevkini gidermese bile, büyük buluşlar çağı sayılan günümüzde sanat yapıtlarının insana haz verebilmesi için, olay ve nesnelerin derinlerine inme ve dünyayı denetim altına alma yolunda bir eğilimin bu yapıtlarda varlığı zorunludur.



43
Dramatik Tiyatro'da

Eylemlerle çalışılır.
Seyirci sahnedeki aksiyona karıştırılır.
Seyircinin etkinliği (aktivitesi) harcanıp tüketilir.
Seyircide birtakım duyguların uyanması sağlanır.
Seyirciye bir yaşantı sunulur.
Seyirci olaya karıştırılır.
Telkinle iş görülür
Seyircinin duygulan olduğu gibi ahkonur.
Seyirci, sahnedeki olayın or tasında, olayla bir özdeşleşme içindedir.
İnsanın bilinen bir yaratık olduğu varsayımı benimsenir.
İnsan hiç değişmez.
Seyircinin ilgisi, oyunun sonu üzerinde toplanır.
Her sahne bir ötekisi için vardır.
Organik bir büyüme.
Olaylar düz bir çizgi üzerinde gelişir.
Olayların akışı evrimsel bir zorunluğu içerir.
İnsan durağan bir nitelik taşır.
Düşünce varoluşu yönetir.
Duygu egemendir.


Epik Tiyatro’da

Anlatıya başvurulur.
Seyirci gözlemleyici olarak tutulur.
Seyircinin etkinliği (aktivitesi) uyarılır.
Seyircinin birtakım yargılara varması sağlanır.
Seyirciye bir dünya görüşü iletilir.
Seyirci olay karşısında tutulur.
Kanıtlarla çalışılır.
Duyguları ileriye götürülerek seyircinin birtakım bilgilere ulaşması sağlanır.
Seyirci, sahnedeki olayın karşısında, olayı inceler durumdadır.
İnsan inceleme konusu yapılır.
İnsan değişir ve değiştirir.
Seyircinin ilgisi, oyunun yürüyüşü üzerine çekilir.
Her sahne kendisi için vardır.
Montaj tekniği
Olaylar eğriler çizer.
Olaylar sıçramalıdır.
İnsan oluşum süreci içinde verilir.
Toplumsal varoluş düşünceyi yönetir.
Us egemendir.



83
Sahne ile seyirci arasındaki ilişki özdeşleşme temeline dayandı mı, seyircinin bütün görebildiği, özdeşleştiği kahramanın görebildiği kadardır. Beri yandan, sahnede sergilenen durumlar karşısında, seyirci, sahnedeki hava'mn kendisine izin verdiği duygu ve heyecanlara kapılabilir ancak. Seyircinin algı, duygu ve bilgileri sahnede devinen kişilerinkiyle aynı düzeyde tutulur. Sahne seyircilere telkin yoluyla sunulmayacak duygu ve heyecanlan pek üretemez, algı ve bilgiler iletemez.

201
Y-efekti, seyircinin özdeşleşmeye dayanan onaylayıcı tutumunu, eleştirel tutuma dönüştürür. Eski bir alışkanlık gereği, eleştirel tutuma olumsuz gözle bakılır daha çok. Eleştirel tutumu, bazı kişiler, bilimsel tutumu sanatsal tutumdan ayıran bir ölçüt diye alır. Bu gibileri, seyircilerin itirazlara kalkmasını ve oyunla kendisi arasına bir uzaklık koymasını, sanat yapıtlarından duyulacak hazla bağdaştıramaz.