11 Haziran 2008

Matsuo Başo

Kuzeye Giden İnce Yol'dan

7
Bozup sessizliğini
durgun gölcüğün,
daldı suya kurbağa-
derinden bir ses.

28
Önce pek eğlenceliydi ya,
acıklı oldu sonra,
kararan ırmakta
karabatağın seyri.

Dışarısı kar boran,
kapandım evde,
uzanıp duvarın dibine
yorgana sarınıyorum.

41
Aysız gecenin koyu karanlığında
güçlü bir rüzgar kucaklıyor
yaşlı sedir ağaçlarını.

43
Çok istedim dünyayı
arıtıp tozdan topraktan
yıkamak çiy taneleriyle

48
Çiçeklere hayranmış
gibi dolanıyorlar
kolza tarlasındaki
haylaz serçeler.

53
Ay her zaman parlaktır,
bakmaz kara, yağmura.
Sürüklenen bulutlardır
onu bize her gece
farklı farklı gösteren.
Yazan: Rahip

62
Şükür, yıl sonunda
yine baba ocağındayım;
göbek bağımı görünce
yaşlar boşanıyor gözlerimden.

63
Bu çorak dağın
anlat yalnızlığını,
ey, çapayla yabani patates
arayan yaşlı çiftçi

93
Tek bir kuş sesi bile duyulmuyordu ve sanki rüzgar tepemizdeki bulutların her aralığından kara kurumlar üflüyordu üstümüze.

98
Burada salt yalnızlıktan öte, pişmanlık da var, sanki bilinmeyen bir kötülükten kaynaklanan. Dertli bir yüzün takındığı ifadeyi andırıyor bu manzara.

Kisagata'nın uykulu yağmurunda
çiçeklenen ipek ağacı
bana Seişi Hanımın
ah edişini anımsatıyor.

104
Denizin tuzlu dalgalarını
taşımaya çağırıp rüzgarı,
bütün gece pırıl pırıl damlalar
damıtıyor ay ışığından
Şiogoşi'nin çam ağacı
Yazan: Saigyo