Albert Camus ve Başkaldırma Edebiyatı'ndan
9
Kendi deyimiyle "saçma" üzerine yazdığı yazılar ondaki nihilizm büyüsünü gösterir. "Başkaldırma" üzerine yazdığı yazılar ise bu büyüyü kendinde nasıl giderdiğini açıklar.
16
Ve böylece Camus saçmanın saf olumsuz deneyinden açıkça çıkan üç değerden biraz güvenle söz eder. Birincisi, insanın kendisinde, çok önemli olan bir yanını keşfetmesidir ki, insan bunda, insanlık özünü bulur ve insan varlığının saçmalığını bunun adına karşılar - bu değere bireyin insansal değeri diyebiliriz. İkincisi, birey kendi içinde bulunduğu bu değeri öteki insnlarla paylaşır ve bu da onu ikinci bir değere götürür -ortak bir insn niteliğine. Üçüncüsü, bu değer de onu doğruca saçma karşısında insanları birbirine bağlayan bir bağlantı fikrine götürür -insan dayanışmasının değerine. Camus, Descartes'ın sözünü başka bir şekilde tekrarlar ve der ki: "Başkaldırıyorum, o halde var'ız" Camus'nün çıkardığı sonuç şudur:
Başkaldırma bir şey yaratmadığından ötürü açık bir şekilde olumsuz olduğu halde, insanda her zaman savunulması gereken öğeleri ortaya çıkardığından ötürü de derin bir şekilde olumludur.
53
Gezinin değeri, der, bireyi alışık olduğu rahat monoton hayatın sığınağından çıkarma ve onu tedirgin etme gücündedir. Gezi, normal koşullar altında arkasına saklandığımız maske ve örtüleri, hiç olmazsa geçici olarak, üstümüzden atar. Kendimizdeki öz yalnızlığını ve kendimizi tanımadığımızı bize yeni baştan ve şaşılacak derecede gösterir, ya da hiç olmazsa, bazı durunlar altında buları görebilmemizi sağlar. Alışkanlıkların perdesini kaldırır, tedirginliğin soluk yüzünü ortaya çıkartır.
194
Camus'nün gerçek olarak ileri sürebileceği tek şey, sanat yapıtının dünyayı değiştirmeksizin imgesel başka bir dünya verdiğini söylemektir. Başka bir dünya, elbette ki daha iyi bir dünya olarak düşünülür. Camus, burada Van Gogh'un bir sözüne değinir. Van Gogh, bu dünyaya bakarak, tanrı üzerinde bir yargıya varılamaz, çünkü bu dünya onun en başarısız yapıtlarından biridir, demişti. Camus ayrıca der ki, her sanatçı bu yapıtı iyileştirmeye ve ona bir üslup vermeye çalışır. Onun için büyük sanatçılar yapıtlarında yalnız dünyayı göstermekle kalmazlar, Stanislas Fumet'nin Tanrı ile 'suçlu bir rekabet'e girişmek dediği, savaşa girişirler.