23 Şubat 2009

Edward Albee

Hayvanat Bahçesi Masalı'ndan

166
-Hem zaten ben senin ergenlik sonrası cinsel yaşamını ve sorunlarını deşmeye çalışmıyordum; benim yapmaya çalıştığım pornografik oyun kağıtlarına çocukken verilen değerle büyüyünce verilen değer arasındaki farkı göstermekti. Küçük bir çocukken bu kağıtları gerçek deneyimlerin yerine geçsin diye kullanırsın, büyüyünce de gerçek deneyimlerini fantezilerin yerine.

167
-Ben insanları tanımlarken kötü sözler kullanmaktan hoşlanmam. Hiç hoşlanmam. Ama bu ev sahibi kadın şişko, çirkin, kötü, aptal, pis, insan sevmeyen, ucuz ve ayyaş bir çöp torbası. Konuşurken pek küfürlü sözler kullanmadığıma dikkat etmişsindir, bu yüzden onu yeterince iyi anlatabildiğimi sanmıyorum.
-Onu çok ... canlı bir biçimde tanımladın.

171
-Bir şeyi basite indirfemeye çalıştığımda bu hep böyle olur. İnsanlar dönüp bana bakarlar.

174
-Mesele şu ki ... mesele şu ki ... mesele şu ki eğer insanlarla iletişim kuramıyorsan bir yerden başlamak zorundasın. HAYVANLARLA! Anlamıyor musun? İnsan BİR ŞEYLE bir iletişim kurmak zorundadır, insanlarla kuramıyorsa eğer ... BİR ŞEYLE. Bir yatakla, bir karafatmayla, bir aynayla ... yo, bu çok güç, bu en son adımlardan biri. Bir karafatmayla, bir ... bir ... bir halıyla, tuvalet kağıdıyla ... yo, yo, bu da olmaz ... o da bir tür ayna sayılır; kanayıp kanamadığım gösterir sana. Gördün mü bir şey bulmak ne kadar zor? Bir sokak köşesiyle, yüzlerce ışıkla, ıslak caddelere yansıyan tüm renklerle ... bir fiske dumanla, bir ... fiske ... dumanla ... pornografik oyun kağıtlarıyla, bir çelik kutuyla ... KİLİTSİZ ... sevgiyle, kusmakla, ağlamakla, küçük tatlı hanımlarla, küçük ve tatlı olmadıkları için duyduğun öfkeyle, bedeninle para kazanmakla, ki bu bir sevgi ifadesidir ve ben bunu kanıtlayabilirim, hayatta olduğun için haykırmakla; Sanrıyla. Buna ne dersin? BİR ZENCİ NONOŞ OLAN VE KİMONO GİYEN VE KAŞLARINI ALAN TANRIYLA. KAPALI KAPISININ ARDINDA KARARLI BlR BİÇİMDE AĞLAYAN BİR KADIN OLAN TANRIYLA ... duyduğuma göre bir süre önce her şeye sırtını dönmüş olan Tanrıyla ... ve bir gün insanlarla. İnsanlar. Bir düşünceyle, bir kavramla. Şu zindanı andıran aşağılık dünyada tek ve basit bir fikri birisiyle paylaşmak için bir binanın girişindeki holden daha iyi bir yer olabilir mi? Ha? Bu bir BAŞLANGIÇ olabilirdi. Anlamak ve belki de anlaşılmak için bir başlangıç yapmak ... bir anlayışı başlatmak için bir KÖPEKTEN daha iyi bir şey düşünebiliyor musun? Yalnızca o kadar; bir köpek.

175
-Ne iyiliğin ne de zalimliğin tek başına bir işe yaramadığını öğrendim. Ve şunu da öğrendim: ikisi bir arada ve aynı zamanda olursa öğretici bir duygu çıkıyor ortaya. Ve kazanılan şey aslında yitirilmiş oluyor. Bunun sonucu ne oldu: Köpekle bir anlaşma noktasına vardık; daha çok bir pazarlık aslında. Birbirimizi ne seviyor ne de incitiyoruz çünkü birbirimize ulaşmaya çalışmıyoruz. Benim köpeğe yiyecek vermem bir sevgi göstergesi miydi? Ve acaba köpeğin beni ısırmaya çalışması sevgi göstergesi değil miydi? Eğer bu kadar yanlış anlıyorsak sevgi diye bir sözcüğü neden yarattık ki?